İstanbul

Beylerbeyi Camii

Beylerbeyi Camii, İstanbul Boğazı'nın Anadolu yakasında, Üsküdar'ın Beylerbeyi sahilinde bulunan ve Sultan I. Abdülhamid tarafından yaptırılan Barok etkili tarihî bir yalı camisidir.
İstanbul Rehberi
Beylerbeyi Camii, İstanbul'un Üsküdar ilçesinde, Beylerbeyi sahilinde doğrudan deniz kıyısında bulunan tarihî bir Osmanlı camisidir. Hamid-i Evvel Camii adıyla da bilinen yapı, Sultan I. Abdülhamid tarafından annesi Râbia Sultan adına yaptırılmış ve 1778 yılında ibadete açılmıştır. Mimar Mehmed Tahir Ağa'nın tasarladığı cami, Barok etkili mimarisiyle tanınır ve günümüzde ibadete açıktır.

Beylerbeyi İskelesi'nin yakınında yer alan cami, denize bakan iki minaresi, geniş kubbesi ve kıyıya paralel uzanan yan bölümleriyle dikkat çeker. Büyük bir avlu veya yüksek çevre duvarları yerine doğrudan sahille bütünleşen yerleşimi, onu İstanbul'un geleneksel selatin camilerinden ayırır.


Beylerbeyi Camii Tarihi

Beylerbeyi Camii'nin bulunduğu alanda daha önce Osmanlı hanedanına ait İstavroz Sarayı'nın bazı bölümleri bulunuyordu. Sultan I. Abdülhamid, annesi Râbia Sultan'ın hatırasını yaşatmak amacıyla burada yeni bir cami yaptırmaya karar verdi.

3 Nisan 1777 tarihinde başlayan inşaat, 15 Ağustos 1778'de tamamlandı. Mimar Mehmed Tahir Ağa tarafından tasarlanan cami, aynı gün kılınan cuma namazıyla ibadete açıldı. Yapı, Sultan I. Abdülhamid'in adından dolayı Hamid-i Evvel Camii olarak da anılmaya başladı.

19. yüzyılın başlarında Sultan II. Mahmud döneminde camide önemli değişiklikler yapıldı. 1810-1811 yıllarında son cemaat yeri yenilendi, mevcut minare kaldırılarak iki yeni minare inşa edildi. Ayrıca çevresine bir muvakkithane ve deniz kıyısında çeşme eklendi.

Zaman içinde çeşitli onarımlar geçiren cami, 13 Mart 1983 gecesi bitişiğindeki yalıda çıkan yangında büyük zarar gördü. Ahşap kubbesi tamamen yanarken diğer bölümleri de yangından etkilendi. Vakıflar İdaresi tarafından kısa sürede onarılan yapı, 29 Mayıs 1983 tarihinde yeniden ibadete açıldı.

Daha sonraki yıllarda da bakım ve restorasyon çalışmaları yapılan Beylerbeyi Camii, günümüzde 18. yüzyıl Osmanlı mimarisinin Boğaz kıyısındaki önemli örneklerinden biri olarak kullanılmaya devam etmektedir.


Beylerbeyi Camii Mimari Özellikleri

Beylerbeyi Camii, Osmanlı Barok mimarisinin erken ve dikkat çekici örneklerinden biridir. Mimar Mehmed Tahir Ağa'nın tasarımında geleneksel Osmanlı cami düzeni, 18. yüzyılda yaygınlaşan hareketli cepheler ve zengin süsleme anlayışıyla birleştirilmiştir.

Caminin ana ibadet mekânını yaklaşık 15 metre çapındaki büyük kubbe örter. Kubbenin çevresindeki yarım kubbeler, yapının dış görünümüne hareket kazandırır. Geniş pencere düzeni sayesinde iç mekân doğal ışık alır.

Deniz cephesindeki iki ince ve tek şerefeli minare, caminin en belirgin mimari unsurlarıdır. Kıyıdan bakıldığında kubbe, minareler ve yan kanatlar birlikte görülür. Yapının taş cephelerinde Barok etkili süslemeler ve klasik Osmanlı mimarisinden farklılaşan ayrıntılar bulunur.

İç mekânda renkli mermerden yapılmış minber, kalem işi süslemeler ve hat yazıları dikkat çeker. Kubbe çevresindeki yazı kuşağı ve bezemeler, caminin mimari düzenini tamamlayan önemli sanat eserleridir.

Caminin çevresinde hamam, sıbyan mektebi, muvakkithane ve çeşmelerden oluşan bir külliye düzeni de bulunmaktadır. Bu yapılar, Beylerbeyi Camii'nin yalnızca bir ibadet mekânı olarak değil, bulunduğu semtin sosyal ihtiyaçlarına hizmet eden bir yapı topluluğu olarak tasarlandığını gösterir.


Beylerbeyi Camii Yangını

Beylerbeyi Camii'nin yakın tarihindeki en önemli olaylardan biri, 13 Mart 1983 tarihinde meydana gelen yangındır. Yangın doğrudan camide değil, bitişiğindeki tarihî yalıda başlamış ve kısa sürede camiye sıçramıştır.

Yangında yapının ahşap kubbesi tamamen yok olmuş, diğer bölümlerinde de ciddi hasar meydana gelmiştir. Caminin mimari bütünlüğünün korunması amacıyla Vakıflar İdaresi tarafından hızlı bir onarım süreci başlatılmıştır.

29 Mayıs 1983 tarihinde yeniden ibadete açılan cami, bu onarım sayesinde tarihî işlevini sürdürmüştür. Bugün görülen kubbe, söz konusu yangının ardından yenilenen bölümler arasındadır.


Beylerbeyi Camii Ziyarete Açık mı?

Beylerbeyi Camii günümüzde ibadete açıktır. Namaz vakitleri ve dinî programlar dışında uygun zamanlarda ziyaret edilebilir.

Aktif bir ibadet yeri olduğundan ziyaret sırasında cami kurallarına uyulması gerekir. Camiye bağlı tarihî yapıların tamamının serbest ziyarete açık olduğu varsayılmamalıdır.

Yapının dış mimarisi ise Beylerbeyi sahilinden ve çevresindeki kamusal alanlardan görülebilir.


Beylerbeyi Camii Yatla Görülebilir mi?

Beylerbeyi Camii, İstanbul Boğazı'nın Anadolu yakasında, Beylerbeyi İskelesi yakınında ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün kuzeyinde yer alır. Bu nedenle Beylerbeyi kıyısından geçen yat turlarında denizden görülebilir.

Denizden bakıldığında caminin iki minaresi, geniş kubbesi ve kıyı boyunca uzanan mimari düzeni birlikte fark edilir. Özellikle denize dönük cephesi, yapının neden bir yalı camisi olarak tanımlandığını anlamayı kolaylaştırır.

Karadan bakıldığında çevresindeki meydan ve yapılarla ilişkisi öne çıkarken, denizden bakış caminin Boğaz kıyısındaki konumunu ve mimari bütünlüğünü daha açık biçimde gösterir.

Beylerbeyi Camii, Beylerbeyi ve Çengelköy kıyılarını kapsayan İstanbul yat kiralama güzergâhlarında görülebilen tarihî yapılardan biridir. Ancak denizden görülmesi, caminin bulunduğu kıyıya doğrudan yanaşma veya ziyaret imkânı anlamına gelmez.

İstanbul Kiralık Yatlar
Motoryat
Keyfim
  • 19 m
  • 2 Kabin
  • Seyir 15 Kişi
  • 2 Banyo
€ 1.350
/ Gün
Motoryat
Melis K
  • 19 m
  • 4 Kabin
  • Seyir 15 Kişi
  • 4 Banyo
€ 1.250
/ Gün
Motoryat
Boğaz Çocuğu
  • 17 m
  • 2 Kabin
  • Seyir 10 Kişi
  • 2 Banyo
€ 1.500
/ Gün